Bence öğretmen olmak gerçekten kutsal bir görev. Kutsal bir görev olmasına rağman içinde öylesinine öğretmen olmuş kişilerde görüyoruz, buda “MEB”in bir hatası sanırım. Uzatmadan sizlerle bir pragraf paylaşmak istiyorum. Bu pragrafta gerçekten birşeyler “Öğretmek” için “Öğretmen” olanları anlatıyor. Umarım beğenirsiniz. 
” İnsanların hayatı  doğumla başlayan bir yolculuktur. Bu yolculuğun ikincisi ve en önemli durağı okuldur. Okul, öğrencilerin ikinci ailesi, öğretmenleri ise ikinci anne ve babasıdır. Memleketin alın yazısını yazan bu kutsal insanlar, övgüyü en çok hak edenlerdir.

Öğretmenler sorumluluğu büyük ve bir o kadarda zorlu bir yolun yolcularıdır. Bu yolda her türlü fedakarlığa razı olurlar ve zorluklarına katlanarak gönüllerinddeki yeri hak ederler. İnsanlığın yararına olan her şeyi öğretir ve öğütlerler. Toplumların çağdaş bir medeniyet kurmaları yolunda sarf edilen çabada en büyük paya sahiptirler. Aydınlığa giden yolda öğrencileri iyiye, doğruya ve güzele götüren ve bunun mücadelesini veren öğretmenlerdir. Onlar yurdun umududur.

Kuşkusuz, kutsal bir mesleğe sahip olan öğretmenler ,gösterdikleri fedakarlık, sabır ve özveriyle öğrencilerine ilmin dışında kalp ve gönül zenginliğide sunar. Diyelim ki; bir yerde öğrencinn hızı kesildi, yetişip elinden tutan öğretmendir. Bir konuda yanıldı, yanlışını düzelten öğretmendir. Elinin yetişemediği yerde onu yükselten öğretmendir. Hangi işi başarırsa, sevinen öğretmendir. Ne zaman bir yeri kesilip kanasa yüreği ile saran öğretmendir. İşte insanlar bu yüzden muhtaçtır o kutsal insanlara.

Barışın kardeşliğin güzelliğini öğretirler. Önce dedesini sonra torununu okuturlar. Cehaleti kökten siler, yok ederler. Vatanına bağlı, sözlerine sağdıktırlar. Kalpleri vazife aşkıyla doludurlar. Boşa gitmez öğretmenlerin verdiği emekler, eğitimsiz yoplum yerde emekler. “

Özlem YALÇIN
Sevgili öğretmenlerimizin öğretmenler gününü en içten dileklerimle kutluyorum. Bizi bugünlere getirdikleri için onlara çok teşekkür ediyorum 🙂